öyküsüne sahipse? Memleketi, hatta annesi ve babası bile farklı biriyse? Bu gerçekleri bildiği halde 'devletin bekası' adına bizzat kendisi göz yumduysa?
Atatürk 'ün büyük sırrı
Bu günlerde hummalı bir kitap çalışması var. Kitabın adı,"Mustafa'dan Kemal'e, Atatürk 'ün Büyük Sırrı". Yazarı genç bir isim. Fatih Bayhan. Yıllardır bu işle uğraşıyor; belge, bilgi topluyor. Uğraşı alanı 'kozmik' olunca isminin yazılmasını istemiyor. Çalışmalarını gizlilik üzerine yürütüyor. Atatürk 'ün gizli kalmış hayat öyküsünü kaleme alıyor. Ama ne öykü? Hollywood senaristleri duysa filme çeker. O derece ilginç ve şaşırtıcı. Masasının üzerini dolduran belgeler bize bambaşka bir Atatürk anlatıyor. Ezberi bozduğu gibi hayretler içinde bırakıyor. Eğer, bu kitapta yer alacak belgeler doğru ise en başta bütün ders kitapları değişir. Atatürk 'ün hayatı yeniden yazılır.
O yazarla buluştum. Bana inanmakta güçlük çektiğim şeyler anlattı, kimi Osmanlıca belgeler gösterdi. Elinde tapu, nüfus kayıtları, mahkeme tutanakları ve ses kayıtları olduğunu söyledi. Ve anlatmaya başladı:
"Mustafa Kemal, Malatya Akçadağ'da doğdu. Ailesi Çakıroğulları diye biliniyor. Babası Mamo lakaplı Mehmet Reşat Bey. Türkmen kökenli, Teşkilat-ı Mahsusa üyesi. Annesi Ayşe Hanım. Akçadağ'da çiftlikleri var. Halası Zübeyde Hanım, çeteler tarafından kaçırılıp, bir süre alıkonuyor. Aile, laf-söz olmasın diye O'nu çiftliklerinde çalışan Ali Rıza Efendi ile evlendirip, Selanik'e gönderiyor. Atatürk 5 yaşındayken babası, çeteler tarafından şehit ediliyor. Ayşe Hanım, oğlunu alıp Selanik'e gidiyor.O da vefat edince Ali Rıza Bey ve Zübeyde Hanım, küçük Mustafa'yı nüfusuna geçiriyor." Hepsi bu kadar değil. Devamı da var. " Atatürk , 1931 yılında Malatya 'ya gidince aileyi belediye hoparlöründen anons ettirmiş. Daha sonra da maaş bağlatmış. Atatürk 'ün abisi Ömer de cephede şehit olunca maaş çocuklarına geçmiş. Halen de ödenmeye devam ediyormuş..."
Anlatılanlara inanasım gelmedi. Ne de olsa ilk kez duyduğumuz şeylerdi bunlar. "Niye şimdi?" diye sordum. Madem böyle bir durum var, bunca yıldır neden kimse konuşmadı? Atatürk , bile bile niye sustu? Ya Akçadağ'daki yakınları? Atatürk , bir ulusun simgesi. Böyle bir ismin hayatı yüz yıldır yanlış biliniyor olabilir mi? Dedim ya her soruya bir cevabı mutlaka var. Anlattığına göre, devletin derinlikleri ve Atatürk 'ün yakın çevresi durumdan haberdarmış. Cumhuriyetin, devletin "bekası" adına adeta "omerta kuralı" işlemiş. Bilenler susmuş. Ebediyete kadar saklanmak istenen bu "sır" 1993 yılındaki bir tapu davasıyla ifşa olmuş. Çakıroğlu ailesi kadastro sorunu yaşayınca konu mahkemelik olmuş. Tapu, nüfus kayıtları, banka hesapları derken olay dallanıp-budaklanmış.
Ortaya Atatürk bağlantısı çıkmış. Tabii, bunu duyan Ankara derhal devreye girmiş. Bir rivayete göre, dönemin Genelkurmay Başkanı merhum Necip Torumtay apar-topar Malatya 'ya gidiyor. Belgeler toplanıp, Ankara 'nın kozmik odalarına getiriliyor.Bu arada dosya kapatılıyor;dava düşüyor. O mahkemenin tutanakları ve tanıkların ses kayıtlarının elinde olduğunu söyledi yazar. İşte böyle. İnanılması zor şeyler bunlar. Bize anlatılanlar "kurgu" ise, bu belgeler ne? Okuduklarınız, duyduğum ve gördüklerimden ibaret. Buradan yargıya varamayız. Kitap, yakında raflardaki yerini alacak. Bakalım, tarihçiler ne diyecek? Genelkurmay kayıtları,belgeler ne söyleyecek? Akçadağ'daki "akraba"lar ne anlatacak? Merakla bekleyeceğiz.
Manevi kızı Ülkü Adatepe de doğrulamış!
Atatürk ’ün Selanik’e küçük yaşlarda Malatya ’dan gittiği, anne ve babasının da farklı kişiler olduğuna ilişkin Radikal ’de yer alan iddialar, gündeme bomba gibi düştü. Atatürk ’ün hayat öyküsüne dönük tartışma doğuracak yeni bilgiler de ortaya çıktı. Bunlardan en çarpıcı olanı, geçen günlerde trafik kazasında hayatını kaybeden Atatürk ’ün ‘manevi kızı’ Ülkü Adatepe’nin sözleri. Adatepe’nin yılda iki kez Malatya ’ya gittiği söyleniyor. Bu gidişlerin birisi de 2007 yılı ekim ayına denk geliyor. Malatya ’da protokolün katıldığı bir ‘Cumhuriyet Balosu’ düzenleyen Adatepe, dikkat çekici bir açıklama yapıyor. Adatepe, “ Atatürk ’ün ailesi Malatya ’dan Selanik’e gitti. Ata’nın evinde bu konuşmayı duydum” diye demeç veriyor. Bu açıklama, 10 Ekim 2007 tarihinde Malatya Yeni Haber gazetesinde yayımlanıyor.
Yazar Fatih Bayhan, Atatürk ailesi üzerine 1997 yılından bugüne çalışma yapıyor. “Mustafa’dan Kemal’e: Atatürk ’ün Büyük Sırrı” adıyla hazırladığı kitabında, devletin resmi kayıtları ile ilk kez yayımlanacak belgeler yer alıyor. Kitapta, Atatürk ’ün anne ve babasının Mehmet Reşat Bey ile Ayşe Hanım olduğu, küçük yaşta babası şehit olunca Malatya ’dan halası Zübeyde Hanım’ın yanına götürüldüğü, annesinin ölümünden sonra da halası Zübeyde Hanım’ın nüfusuna kaydedildiği iddia ediliyor. Bayhan, Ali Rıza Efendi’nin Malatya ’dan Selanik’e gidiş belgesinin Kültür Bakanlığı’nın yayımladığı “ Atatürk ’ün Soykütüğü Üzerine Bir Çalışma” adlı eserde olduğunu söylüyor “Ali Rıza Bey’in babası Kırmızı Hafız Efendi’nin torunu Salih Efendi şecerede ‘oğul’ olarak gösteriliyor. Salih Efendi’nin tam soyağacı Kültür Bakanlığı’nın çıkardığı kitapta var. Bu çalışma Akçadağ’daki aileyi açıkça ortaya koyuyor.”
Atatürk ’ün kız kardeşi Makbule Hanım’ı biliyoruz. Araştırmacı Bayhan, bir de “Ömer” isminde şehit erkek kardeşi olduğunu söylüyor. Atatürk ’ün kardeşi olduğu iddia edilen Ömer Çakır, Çanakkale ’de şehit düşüyor. Ömer Çakır’ın iki oğlu Ahmet ve Mehmet. Malatya Akçadağ’da çiftçilik yapmış. İkisi de şu anda hayatta değil. Ancak, çocukları ve yakınları Akçadağ’da yaşıyor. Bayhan’a göre, Atatürk ’ün yeğenleri Ahmet ve Mehmet’ten olan ve Akçadağ’da yaşayan akrabalarının sayısı 50 civarında.
‘Malatya ’dan göç ettiler’
Geçen günlerde hayatını kaybeden Atatürk ’ün manevi kızı Ülkü Adatepe’nin, 2007 yılında düzenlediği Cumhuriyet Balosu’nda yaptığı konuşmaya dair Malatya Yeni Haber gazetesinde yer alan haber de iddiayı güçlendiriyor. Adatepe gazeteye, Atatürk ’ün ailesinin de Malatya ’dan Selanik’e göç ettiğini ve buna dair konuşmalara Atatürk ’ün evinde tanık olduğunu söylemiş.